Rüyalar çoğu zaman hayallerimizi ve arzularımızı sembolik bir biçimde gösterir. Rüya tabirleri sözlüğümüzün K bölümü anahtar, at, kedi, taç ya da ay gibi sembollerin geleneksel anlamlarını bir araya getiriyor. Her rüyayı kendi hayat koşullarınla ilişkilendirerek yorumlamanın değerli olduğunu unutma.
Rüya sembolleri – K bölümü
- Kabare – içinde olmak – her zaman iç çatışmalara işaret eder.
- Kablo – uzaklardan haberler.
- Üstü açık araba – binmek – sevinç ve mutluluk.
- Ördek – yakalamak – başarı; uçan – kötülüğe kandırılmana izin vermeyeceksin; yüzen – yakında bir davet alacaksın; yaban ördekleri – yakın birinin ihanetine karşı uyarı; tüylerini yolmak – yakında kavga; yemek – memnuniyet.
- Erkek ördek – mahcubiyet.
- Kadril – bu dansı yapmak – eğlenceye düşkünsün.
- Tütsü – samimiyetsiz iftiralar; başka bir geleneğe göre – umutların yeniden güç kazanacak.
- Buhurdan – kutsal bir ayine katılacaksın.
- Fıçı, tekne – şarapla dolu – mutluluk ve büyük gelir; suyla dolu – yavaş ama emin adımlarla ilerliyorsun, başka bir geleneğe göre kötü bir işaret.
- Çinili soba – yakında nişan.
- Deli gömleği – düşmanlar pusuda bekliyor.
- Ağızlık (hayvan için) – yarının belirsizliği; geveze olman sana zarar veriyor.
- Kano – ilginç bir macera.
- Zincir, pranga – takmak ya da kelepçelenmek – iyi bir mevki ya da iş; görmek – gevezeliğin başına dert açacak.
- Kamara – içinde olmak – kararsızlığın sana çok zarar veriyor.
- Kakadu – çevren kibirli insanlarla dolu.
- Kaktüs – onursuz bir davranışta bulunacaksın; başka bir geleneğe göre – yanlış uygulanan bir çare sana zarar veriyor.
- Karnabahar – şerefli bir tanışıklık sana fayda sağlayacak; yemek – hüzün.
- Eğir otu – görmek – her işte bolluk ve mutluluk; koparmak – seni bir kutlama bekliyor.
- Sakatlık – sakat birini görmek – beklenmedik yardım; sakat olmak – zorluklarla karşılaşacaksın.
- Takvim – hayatta güçlükle yol alıyorsun.
- Dışkı – görmek – para müjdeler.
- Mürekkep hokkası – kalemle birlikte – çok sayıda mektup.
- Su birikintisi – görmek – kazanç; içine düşmek – kötü bir çevreye gireceksin ya da zaten içindesin; üzerinden atlamak – bir tehlikeden kurtulacaksın.
- Kamelya – bir kutlamaya davet.
- Uşak (kâhya) – zahmetli bir işle iyi kazanç.
- Taş ustası – iyi bir kazanç kapısı bulacaksın.
- Taş ocağı – servet edineceksin.
- Taş – taş görmek – dertler ve yakında acı; taşların üzerinde yürümek – sıkıntılar; kırmak ya da parçalamak – arazi satın alacaksın; taş atmak – bir anlaşmazlık başlatacaksın; taşlanmak – düşmanların var; yontmak – emeklerinin karşılığını alacaksın; kesme taş – zor zamanlar yaşayacaksın; cilalanacak taş – büyük sevinç; sınır taşı – sağlığına dikkat et; kilometre taşı, ona takılmak – işlerini düzene sok; köşe taşı – azmin sayesinde çok kazanacaksın; değerli taş – yoksulluğun habercisi.
- Yelek – yenilikler getirmeye niyetlisin.
- Kanal – yeni bir tanışıklık kuracaksın.
- Kanepe – bir kız arkadaş bulacaksın; huzurlu bir yaşlılık.
- Sandviç – huzurlu bir yaşlılık.
- Kanarya – bir kız arkadaş bulacaksın; uçan – neşeli bir haber; öten – kandırılmana izin verme.
- Kâtip – yakın gelecek için olumsuz beklentiler.
- Şamdan – çok kollu şamdan – yalnızca kendi gücüne güven.
- Aday – umutların gerçekleşiyor.
- Kankan – bu dansı yapmak – taşkınlık yapma.
- Gambot – başarılı bir girişim ve servetin artması.
- Kanonik rahip – seni huzurlu bir yaşlılık bekliyor.
- Azizlik ilanı – huzur.
- Kantat – dinlemek – yanılsamalara kapılıyorsun.
- Çalgı topluluğu – sadık dostlar.
- Şapka – güzel, yeni – saygı, takdir ve ayrıcalık; eski, yıpranmış ya da yırtık – yoksulluk ve talihsizlik; rüzgârın uçurduğu – kazanç kaybı; yenilemek – insanlar yüzünden zarar göreceksin; takmak – yakında yolculuk; kaybetmek – evden uzakta üzüntü; değiştirmek – düşüncesizlik; yerden almak – sevinç ve memnuniyet; başkasının başında – küstahsın; çok sayıda şapka – geniş bir tanıdık çevresi.
- Şapkacı – emeğin boşa gidiyor.
- Kaptan – uzun, mutlu ve neşeli bir hayat.
- Şapel – sevinç ve içten dostlar.
- Rahip – onur; şerefli bir mevkiye geleceksin.
- İğdiş horoz – kaygı.
- Onbaşı – içinde bulunduğun kederden kurtulacaksın.
- Kukuleta – bir dostun ihaneti; herkese güvenmemen için bir uyarı.
- Kapusen keşişi – dostların hilesi.
- Lahana – refah; görmek – sıkıntılar; dikmek – rahat bir hayat; doğramak – can sıkıntısı; pişirmek – refah; yemek – engeller ve zahmetli bir hayat.
- Çisenti – çiftçi için – yağmurlar; diğerleri için – kötü bir ruh hâli.
- Ceza – ceza çekmek – cömertçe ödüllendirileceksin.
- Tüfek – soyulacaksın; taşımak – âşık olacaksın; ateş etmek – yardım bulacaksın; makineli tüfek – biri sana sövüp sayacak.
- Hamamböcekleri – yemeklerin içinde görmek – kıskançlar mutluluğunu yıkacak.
- Kervan – her zaman hayallerine işaret eder.
- Han, meyhane – neşeli bir gençlik ve mutlu bir yaşlılık; köy hanı – mütevazı bir mutluluk bulacaksın.
- Enginar – gizli bir acı, yakın bir ayrılık.
- Kardinal – yakında evleneceksin; evli olanlar için – mutluluk.
- Kariyer – zorlukların üstesinden geleceksin.
- Ense – süslü – itibar; kalın – onur; çıplak – yoksullara merhamet; yağlı – ölçüsüz bir hayat; urlu – hastalık; kıllı – mutluluk.
- Yağız at – siyah at – yas; ona binmek – riskli bir girişim.
- Sazan – düşüncesizliğine rağmen şanslısın.
- Kart, harita – öfke; coğrafya haritası – uzun bir yolculuğa çıkacaksın.
- Kartpostal – kartpostal almak – yolculuğun habercisi; göndermek – yeni haberler.
- Patates – bir ziyafete davet; yemek – hatalar yapıyorsun; kazıp çıkarmak – nankör bir iş; haşlamak – hoş olmayan bir ziyaret; soymak – bir zorunluluktan kurtulma; patates yemekleri – işlerini düzene sok.
- Oyun kâğıtları – kaygı; kâğıtla fal açmak – yenilikler ya da hoş olmayan haberler; birine fal baktırmak – kendinle ilgili gerçeği duyacaksın; kâğıt oynamak – kavga, iş konusunda elin şanslı değil; kâğıt hileleri – başkalarını sevindireceksin; oynayanları görmek – bir hile yüzünden zarara uğrayacaksın.
- Atlıkarınca – bir aptallık yapacaksın; binmek – düşüncesiz taşkınlıklar.
- Cüce – büyük bir miras alacaksın, zengin olacaksın.
- Kasa – çevren düşmanlarla dolu; açmak – zenginlik.
- Öksürük – açığa çıkmış bir sırra işaret eder.
- Kestane – sevinç; kestane yemek – mutluluk.
- At kestanesi ağacı – sevinç.
- Cellat – yoksulluk ve kaygı.
- Nezle – küçük bir rahatsızlık.
- Laterna – dinlemek – sırnaşık insanlar sana engel oluyor; çalmak – hoş bir tanışıklık kuracaksın.
- Felaket – tanığı olmak – çok kötü bir işaret; kurbanı olmak – mutluluk müjdeler.
- İlmihal – her zaman dileklerin gerçekleşeceğini haber verir.
- Katedral – büyük bir katedral teselli işaretidir.
- Kahve – görmek – biri sana iftira atıyor; içmek – bir davete gideceksin; kavurmak – ziyaret; pişirmek – ev konforu; öğütmek – kaygı.
- Bekâr erkek, şövalye – onurunu koru, çünkü tehlikede.
- Süvari – kibirli olma.
- Kafe – kafe ya da küçük bir kahvehane – tembelliğe eğilim.
- Havyar – yemek – hastalık.
- Küçük karga – gaklamasını duymak – saygınlık kaybı; uçan – talihin aleyhine dönmesi.
- Kahve değirmeni – sıcacık bir köşen olacak.
- Kürsü (vaaz kürsüsü) – üzerinde durmak – başkalarını etkilemek istiyorsun.
- Vaaz – dinlemek – vicdanının rahat olmadığının işareti; vermek – bolluk.
- Vaiz – hastalık.
- Banyo – küvette – hastalıktan ya da dertten kurtulma; odada küvet görmek – sadakatsizlik; açık havada – güzel ve zengin biriyle evleneceksin; nehirde – güç ve dayanıklılık; bulanık suda – dertler, ayrıca yangın tehlikesi; çok soğuk – hafif bir rahatsızlık; ılık – konfor; giyinik olarak – miras beklentisi.
- Isırmak – aptallık.
- Köşe – hoş bir aile hayatı.
- Başparmak – dertsiz, sakin bir hayat; yaralamak – hastalık ya da ailede kayıp.
- Garson – garson ya da kadın garson – neşeli bir gelecek.
- Hapşırmak – uzun bir ömür ve kalıcı sağlık.
- Kadeh (kutsal kâse) – sağlıklı olanlar için – mutlu bir gelecek; hastalar için – yakında iyileşme.
- İçki kadehi – hastalık müjdeler.
- Sucuk, sosis – görmek – yakında bir halk şölenine katılacaksın; yemek – dileklerinin gerçekleşmesini bekliyorsun; yapmak – evine özen gösteriyorsun; bumbar – beklenmedik bir ziyaret.
- Panayır – her zaman harika bir eğlencenin habercisidir.
- Kese – kendi isteğinle iyilik yap.
- Sopa – durumunun belirsizliği; yerde duran – engeller ortadan kaldırılabilir; sopayla dövülmek – işlerde büyük kayıplar.
- Kazma – azim seni hedefine ulaştırır.
- Televizyon tüpü – bozuk – yakında üzüntü; patlayan – büyük sevinç.
- Kaynayıp taşmak – fokur fokur kaynayan, taşan su görmek – bolluk içinde yaşayacaksın.
- Zırhlı süvari – kıskançlık uyandırıyorsun.
- Tüy demeti, püskül – sadık dostların var.
- Toka, kenet – her zaman düzeni doğrular.
- Klarnet – can sıkıntısı; dinlemek ya da çalmak – sıkıcı bir çevre.
- Manastır – evlilikte sadakatsizlikten sakın; manastıra girmek – yaşlılıkta sevinç.
- Kafes – kendini ev işlerine ver; boş – dertlerden kurtulma; kuşlu – dostlar ve sırdaşlar bulacaksın; kuşlar kafesten uçup gidiyor – borç verdiğin parayı kaybedeceksin; vahşi hayvanlı – düşman sana zarar vermeyi bırakacak; vahşi hayvanlar kafesi kırıp çıkıyor – tehlike.
- Küfretmek – yakışıksız bir davranışta bulunacaksın; küfür duymak – uygunsuz konuşmalara gireceksin.
- Lapa, bulamaç – yakında kendi evini kuracaksın.
- Mücevherler – savurganlık; görmek – hediyeler alacaksın; satın almak – seni bir başarısızlık bekliyor; hediye olarak almak – çevren dalkavuklarla dolu; takmak – toplum içinde takdir kazanacaksın; bulmak – şansın açık olacak; kaybetmek – açgözlüsün.
- Tahta çıngırak – anlaşmazlıklar.
- Harman yeri – bereketli bir hasat.
- Kum saati – kötü öngörüler.
- Kene – kulakta – sahte dostlar seni kandırmak istiyor.
- Diz çökmek – birinin boyunduruğu altına gireceksin.
- Yenilgi, bela – iyilik yap.
- Kama, takoz – geçimsizlik.
- Lavman – dertlerin yakında yok olacak.
- Kütük – çevrende kaba saba insanlar var.
- Tahta blok, küçük takoz – çalışkanlığın sana yardımcı olacak.
- Çiçek tarhı – gerçekleşen umutlar.
- Palyaço – kullanılacaksın.
- Kulüp – dava.
- Anahtarlar – bulmak – bir dertten ya da tuzaktan kurtulacaksın; kaybetmek – ailede çok kavga; dövmek – mutlu bir ilişki kötüye gidecek; anahtarla kapı açmak – şüphe altında kalacaksın; yere saçmak – işinde düzen yok; toplamak – kazanç.
- Erişte, hamur köftesi – dedikodular etrafını saracak.
- Dar köprü (tahta geçit) – huzursuzluk.
- Yalan söylemek – piyangoda şans; yalancı – mutluluk.
- Yumak – çok emek, az kazanç.
- Dertler, sıkıntılar – mutlu tesadüflerin habercisi.
- Başaklar – tahıl başakları görmek – dileklerin gerçekleşecek; toplamak – kazanç ve iyi işler; çiğnemek – hasadın mahvolacak; parçalamak – değerli bir nimeti boşa harcama.
- Asma kilit – cimri insanlarla ilişki.
- Kavga – biriyle kavga etmek – zamanını boşa harcıyorsun; sevgililer arasında ya da evlilikte – ev saadeti; dostlarla – acı bir üzüntü ya da para kaybı; karşı cinsten biriyle – âşık olacaksın; erkekler arasında – kıskançlık; kadınlar arasında – düşüncesiz bir şey yapacaksın.
- Batırmak, delmek – bir hata yapacaksın; bir yerine batırmak – para işlerinde dikkatli ol.
- Kaçak avcı – zarar.
- Batakhane, meyhane – yıkıcı tutkulardan sakın.
- Ağız tıkacı – birinin ağzını tıkamak – düşmanlarla karşılaşma; ağzının tıkanmış olması – başarı.
- Hamur tatlısı (knedel) – mütevazı bir hayat; yemek – seni çok emek bekliyor.
- Fitil – bir hastaya bakmak; fitili bükmek – yorucu hasta bakımını sona erdireceksin; sönmekte olan – ailede hüzün.
- Kadın elbiseleri – erkek olarak giymek – hüzünlü anlar yaşayacaksın.
- Kadınlar toplantısı – tatsızlık.
- Kadın – güçsüzlük; birkaç kadın – iftira; dua eden – iyi zamanlar; hamile – sevinç ve ev saadeti; bir kadını öpmek – kazanç, çok para kazanacaksın; siyah saçlı – dedikodu; uzun, güzel saçlı – sağlık; kızıl saçlı – geçici bir aşk; tanımadığın bir kadınla konuşmak – yeni biriyle tanışacaksın; çocuklu – aile saadeti; yaşlı – kavga, dedikodu ve iftira; ona kur yapmak – dalkavuklar seni aldatıyor; gülen – büyük harcamalar; peçeli – hüzünlü bir haber; genç – mantıksız şeyler yapacaksın; kavga eden – sıkıntı.
- Tulum çalgı, kopuz – her zaman sevinç haber verir.
- Battaniye – cesaretli ol.
- Sevmek – zevkli anlar.
- Sevgili – dikkatli olman önerilir; sevgiliyi (erkek ya da kadın) görmek ya da onunla konuşmak – evlilikte mutluluk.
- Kedi postu – kaybettiğin malı geri alacaksın.
- Kazan – her zaman başarı işaretidir.
- Erkek kedi – ateşli bir aşk; siyah – kıskançlık; dişi kedi – ateşli bir aşk.
- Yeşil maymun – nüfuzlu kişileri karşına alıyorsun.
- Horoz – görmek – şüphe altında kalacaksın; ötüşünü duymak – karşı cins tarafından seviliyorsun; yumurtladığını görmek – beklenmedik bir miras ya da piyangoda ikramiye; yakalamak – başarı.
- Oyun parkı (çocuk parkı) – içinde olmak – bir buluşmaya engel.
- Topuz (saç) – her zaman alay konusu olmayı haber verir.
- Fiyonk, kokart – fiyonku ya da kokartı rozet olarak görmek veya takmak – çatışma; başkasının üzerinde – ihanet.
- Akşam yemeği – yemek – girişimlerde başarı, onur ve kazanç; yemeğe gitmek – koşullar planlarından yana değil; başkalarıyla paylaşmak – dürüst dostlar ve aile saadeti.
- Diz – incinmiş – ilişkilerin kötüleşmesi; dizlerinin üzerinde ilerlemek – seni aşağılanmalar bekliyor; güzel ve sağlıklı – kârlı işler.
- Dipçik – silahlara karşı dikkatli ol.
- Dikenler – acı tadacaksın.
- Küpeler – kazanç; bulmak – mutluluk ve kazanç; kaybetmek – sıkıntı; takmak – bir sır öğreneceksin; satın almak – kibrin sana dert açacak; kırmak – ihanet.
- Demiryolu, tren – trenle gitmek – hızlı ilerleme, acele etmen gerekiyor; görmek – beklenmedik bir ziyaret; istasyon lokantası – yolculuk; teleferik – girişimlerde şans; demiryolu hattı – ilerleyeceksin.
- Bağış toplama – kazanç.
- Çarpışma – daha cesur olman gerekiyor; ayrıca kendi hayatının kontrolünü başka birine bıraktığın anlamına da gelebilir.
- Renk – renkler görmek – neşeli düşünceler.
- Dev heykel – yaklaşan bir kayıp; başka bir geleneğe göre – onurlar.
- Sütun – bir sütun ya da sütun dizisi görmek – onurlar; yıkılmış – talihsizlik.
- Kapı tokmağıyla vurmak – değerli bir eşyayı mahvedeceksin.
- Sadak – oklarla dolu – âşık olacaksın.
- Kazık – sabra ve azme ihtiyacın var.
- Yaka – davet.
- Tekerlek, çember – hüzünle bulanmış bir zevk; görmek – refah; dönen – istediğin hedefe çabucak ulaşacaksın; kırık – işlerde zorluklar; yapılışını görmek – başkalarına yardım edeceksin; çok sayıda çark ve dişli – hedefine ulaşacaksın; küçük tekerlek – hüzün; bisiklet tekerleği – rakiplerini yeneceksin.
- Çıkrık – çalışkanlık mutluluk getirir.
- Keçeleşmiş saç – görmek – zenginlik.
- Ninni – evde bir kutlama ya da vaftiz.
- Beşik – bekârlar için – yakında evlilik; evliler için – yakında vaftiz; sallanan – uykusuz geceler.
- Sivrisinekler – nefret edeceğin biriyle görüşüyorsun; düşmanlar sana saldıracak – kötü insanlardan sakın.
- Komedi – oynamak – onur kaybı.
- Komedyen – gerçekten uzaklaşıyorsun.
- Öğrenci şöleni – katılmak – para kaybı.
- Kuyruklu yıldız – huzursuz zamanlar, zorlu olaylarla dolu ağır bir yıl.
- Baca – iyi kazanç; tüten – refah.
- Şömine – yanan ateşle – iyi bir haber, alev alev yanan ateş ise yöneticilik mevkiini müjdeler; ateşsiz – aşılması gereken tatsızlıklar.
- Baca temizleyicisi – şüphelerden aklanacaksın; baca temizleyicisi olmak – hoş bir hayat süreceksin; onunla konuşmak – misafirler gelecek.
- Komiser – çevren sıkıcı dalkavuklarla dolu.
- Tayın ekmeği – asker ekmeği – düşmanlar senin tökezlemeni bekliyor.
- Pusula – dünyaya açılacaksın.
- İletişim kurmak – iyi dostların var.
- Can çekişme – kendin can çekişmek – sapasağlam bir sağlık; can çekişen birini görmek – o kişi için iyi bir işaret; can çekişen kadın – mirasın kaybı.
- Konser – çok sevinç yaşayacaksın.
- Cenaze alayı – yas ve hüzün.
- Kondüktör – hayatta hoş ilişkiler.
- Reçel – kesin kazanç; yemek – aşk zevkleri; görmek – boş laf.
- Kongre – katılmak – seni bir nişan (ödül) bekliyor.
- Konyak – içmek – karşılıksız aşk.
- Yonca – ekmek – köy hayatı; ekildiğini görmek – çiftlikte başarı; çiçek açmış – neşeli bir gelecek; yonca tarlaları – umut dolu bir gelecek; dört yapraklı – her konuda şans, büyük sevinç ve bol para.
- Son – aptallık; kıyamet – biri aptallığına gülüyor.
- Çekirge – hastalar için kötü bir işaret.
- Yarışma – zenginlik ya da piyangoda ikramiye; katılmak – boşuna çaba harcıyorsun.
- Kenevir – ev zevkleri; koparmak – miras; eğirmek – evlilik.
- Konservatuvar – kibir düşüşten önce gelir.
- Konserve – görmek ya da yemek – kazanç, ikramiye; çok miktarda – yoksulluk ve kaygı.
- Konsol – büst ya da başka bir eşya için kaide – kendini beğenmişsin.
- Sözleşme – büyük spekülasyonlar; imzalamak – riskli girişimlere girme.
- Mesai saati (kontrol saati) – çevrende casuslar var.
- At – beyaz – zevk, sevinç ve mutluluk; siyah – dertler ya da yas; şaha kalkan – büyük onur; zayıf – hayatta çok sayıda engel; dörtnala koşuşan atlar – talihsizlik; at sahibi olmak – refah; ata binmek – itibar kazanacaksın; ata binmeye hazırlanmak – makamlar ve onurlar elde edeceksin; nallandığını görmek – yüksek bir mevkiye ulaşacaksın; yere yığılan – düşmanların zafer kazanacak; otlayan – dertsiz bir hayat; ölü – ekmeğin için çok çalışacaksın; güzelce eyerlenmiş – seçkin biriyle tanışacaksın; iyi beslenmiş – tutumlu bir eş; koşulduğunu görmek – sevdiğin birini kaybedeceksin; sallanan oyuncak at – çocuklarından sevinç göreceksin.
- At ahırı – çalışkanlık ve azim güzel sonuçlar getirecek.
- Kazmak – toprağı kazmak – büyük zahmetler.
- Maden ocağı – mutluluk ve zenginlik; kum ocağı – para sıkıntısı; gümüş madeni – önemli kazançlar; kömür madeni, içinde olmak ya da görmek – zengin bir evlilik, dul biriyle evleneceksin; altın madeninde kazı yapmak – parlak bir kazanç.
- Dereotu – azla yetin.
- Zarf – sırlar.
- Kopyalamak – büyük değişikliklere tanık olacaksın.
- Toynak – bir sırrın açığa çıkması.
- Mercan – kazanç ve keyif.
- Kol (manivela) – çevirmek – kötü bir haber alacaksın.
- Av bıçağı – ava gideceksin.
- Mantar tıpa – haksız bir suçlama.
- Tirbuşon – hoş şeyler öğreneceksin.
- Taç – büyük onurlar ve zenginlik; görmek – birçok ayartmayla karşılaşacaksın; takmak – zenginlik; çiçekten taç – bulutsuz bir sevinç; altından ya da gümüşten – hediye.
- Taç giyme töreni – geçici mutluluk.
- Dantel – zorluklarla karşılaşacaksın.
- Öğrenci birliği üyesi – bir öğrenci birliğine üye olmak ya da onunla ilişki sürdürmek – para kayıpları.
- Şişmanlık – zenginlik.
- Çiçek korteji – şöhret ve onur.
- Kuş üzümü – inançlarında kararlısın.
- Koridor – uzun ve karanlık – yorucu bir iş.
- Yalak – mal varlığında küçük bir üstünlük.
- Tahıl ölçeği (kile) – erzak bulmakta sıkıntı çekeceksin.
- Kökler – ağaç kökleri – kötü niyetli biri; köklere takılmak – davranışlarında dikkatlisin; yemek – gürbüz bir sağlık; kazıp çıkarmak – cılız bir kazanç.
- Baharatlar – baharatlı yemekler yemek – biri seni kıskanıyor.
- Fayda, yarar – elde etmek – hayatta çok yol alacaksın.
- Tırpan – yoksulluk çekmeyeceksin.
- Orakçı – işinin başında görmek – hızla servet edinme; çim biçme makinesi – rahat bir hayat.
- Biçmek – asla yoksulluğa düşmeyeceksin.
- Morg, kemiklik – korku.
- Sepet – beklenmedik bir varlık; çiçeklerle dolu – aşkta mutluluk; kapalı – sırları keşfedeceksin; örmek – acı.
- Kışla – içinde olmak – evlilik işlerinde ilerleme.
- Gömlek – giymek – hoş olmayan şeyler uzaklaşacak; çıkarmak – avantajlarını kaybedeceksin; yırtık – başarısızlık; dikmek – aşkta mutluluk; yıkamak – ev saadeti; kirli – onurunu koru.
- Kemikler – görmek – seni çok iş bekliyor; kemirmek – yiyecek kıtlığı; toplamak – tutumluluk sayesinde refaha kavuşacaksın; kırmak – dostlarını ve yakınlarını kaybetme; yakmak – seni hüzün bekliyor.
- Kilise kulesi – görmek ya da tırmanmak – gelecek için iyi beklentiler.
- Kilise çanları – seni hoş bir şey bekliyor.
- Kilise ilahisi – bekârlar için – yakında düğün; evliler için – çocuğun vaftizi.
- Kilise – içinde olmak – acında teselli bulacaksın; ilahi duymak – dileklerin gerçekleşecek; yanan – ağır bir talihsizlik; yıkık – yoksulluk çekeceksin; önünden geçmek – iftiraları üzerine çekeceksin.
- Fildişi – refah ve konfor.
- Kedi – sahte bir dost ya da aldatmaca; miyavlayan – zahmetli bir dava; kedi kürkü – kayıp eşya bulunacak; tırmalanmak ya da ısırılmak – zorluklara katlanman gerekecek; siyah – talihsizlik; beslemek ya da okşamak – seni nankörlük bekliyor; yemek – vefasızlık; dövmek – ihanet ya da başka bir geleneğe göre bir rakibi etkisiz hâle getirmek; etrafta çok sayıda kedi – çevren dürüst olmayan dostlarla dolu; çığlık atan – tatsız bir olay.
- Ağır perde – büyük bir üzüntü.
- Kazancı – sıkıntıya düşeceksin.
- Kazanlar, davullar – kavga.
- Çapa – tehlikede kurtuluş; görmek – seni tatsız bir yolculuk bekliyor; demir atmak – büyük zahmetlerden sonra umutlar gerçekleşecek.
- Kotilyon – âşık olacaksın.
- Örs – kârlı bir iş; görmek – oyunda kayıp; üzerinde demir dövmek – çok emek ve çalışma.
- Demirci – sertsin ama adilsin.
- Keçi – zenginlik; keçi sütü – iyileşme; keçi sağmak – ailede hastalık; siyah keçin olması – sefalet; beyaz keçin olması – mutluluk ve iyi işler; boğazlamak – tedbirsiz idare yüzünden yoksulluğa düşeceksin; çok sayıda keçin olması – zenginlik.
- Keçi peyniri – tasarruf etmek için nedenlerin var.
- Takla – takla atmak – düşüncesiz bir eğlence.
- Ülke – yabancı bir ülke – hoş bir yolculuk.
- Hemşeri – karşılaşmak – sevinç ve iyi haberler.
- Manzara – boş ve çorak – talihsizlik ve kaygı; dağlık – büyük zahmet çekmeden kazanç elde edeceksin.
- Bölge meclisi – katılmak – sıkıcı konuşmalar ve müzakereler dinleyeceksin.
- Gaklama – kötü bir işaret.
- Seyyar satıcı, tuhafiyeci – çalışkanlığın seni yükseklere taşıyacak.
- Çalmak – başarısızlık.
- Parmaklık – demir – korunma bulacaksın; arkasından bakmak – ulaşılmaz tavrın yüzünden çok şey kaybedeceksin; demir parmaklıklar – uzun bir yokluk.
- Kravat – borca gireceksin; takmak – boğaz ağrısı; çıkarmak – iyileşme.
- Terzi – düşüncesiz biriyle ilişki; işinin başında görmek – servet edineceksin; evinde terzi – önemli masraflar; ölçünü aldırmak – birinin hoşuna gitmek istiyorsun.
- Daire, halka – işlerin olumlu sonuçlanacak.
- Tebeşir – ödenmiş borç; başka bir geleneğe göre – borca gireceksin.
- Kredi – dostların seni kullanıyor.
- Krema – yemek ya da hazırlamak – hırsızlık.
- Çizgi – dileklerin gerçekleşmeyecek.
- Köstebek – kötü muamele göreceksin.
- Kan – kırmızı kan görmek – neşe; pıhtılaşmış – hastalık; kan dökmek – aşırı aceleden doğan tatsızlıklar; içmek – güzel umutlar; yere akan – mutluluk; kan tükürmek – büyük kaygı; kanla yıkanmak – servetini kaybedeceksin; hayvan kanı – işlerin olumlu gidecek; başkalarının üzerinde görmek – ailede hastalık; çok kan – çatışma; burun kanaması – zor işlerde ferahlama.
- Akrabalar – geçici tatsızlıklar; ölmekte olan akrabalar – zengin bir miras.
- Döner merdiven – güçlükle, dolambaçlı yoldan hedefine ulaşacaksın.
- Kuka oyunu (bowling) – oynamak – çok fazla risk alıyorsun; devrilen kukalar – kendi şansını itiyorsun; kukaları dizmek – şansını bir kez daha dene.
- Atmaca – biri seni soymak istiyor.
- Timsah – ikiyüzlü dostlar, çevren kötü insanlarla dolu.
- Kutsal su serpme fırçası – destek arayışı.
- Kutsal su kabı – dindar insanlarla görüşüyorsun.
- Damla – gereksiz harcamalar; damlalar görmek – gözyaşı dökeceksin.
- İnek – bolluk; inek sağmak – evlilik; ineklerle dolu ahır – gizli arzular; otlayan – rahat bir hayat; besili – bereket; ahırı görmek ya da içinde bulunmak – hastalıktan kurtulacaksın; inek sütü – sağlığın kırılgan.
- Kral – seni bir onur bekliyor.
- Tavşan – sahte dostlar; beyaz – sevinç; tavşan eti yemek – refah, ama ölçülü olman önerilir; bozuk et – talihsizlik ve hüzün; sağlıklı – sağlıklı çocuklar; öldürmek – kayıp; doğramak – düşmanlık.
- Kraliçe – hayallerin ve arzularının gerçekleşmesi.
- Çarmıh – boşa çıkan umutlar, kötü hasat.
- Kuzgun – kayıp; gaklayan – talihsizlik; ürkütüp kaçırmak – bir aldatmacayı ortaya çıkaracaksın; uçan kuzgunlar – hüzünlü bir haber.
- Kan sucuğu – çevren kaba insanlarla dolu.
- Civanperçemi – alçak biriyle tanışacaksın.
- Cinayet masası memuru – biri her adımını izliyor.
- Kristal – kötü insanlar dostun gibi davranıyor; başka bir geleneğe göre – içten bir kadınla tanışacaksın.
- Çalılar – aşkta mutluluk; sık – tehlike; çiçek açmış – karşılık bulan duygular; sökmek – hedefine ulaşacaksın.
- Sandalye – zenginlik ve nişan (ödül); güzel – bolluk ve zenginlik; üzerinde oturmak – karmaşık dertler; hasır – cesursun; kırık, yırtık ya da kirli – ev huzurunun bozulması; sallanan – kararsızsın; sallanan sandalyede sallanmak – kırılgan bir sağlık.
- Çığlık – arkadan konuşma.
- Çarpık bacaklar – sahip olmak – bir kaza yüzünden zarar göreceksin; görmek – riskli bir girişime atılacaksın.
- Yalan yere yemin – sahte yemin etmek – büyük bir felakete düşeceksin.
- Haç – aile saadeti; yol kenarında – sevindirici bir haber; çiçeklerle süslenmiş – ev saadeti; devrilmiş – zor bir durumdan kurtulacaksın; örtülü – ailede yas; taşımak – arkadan konuşma; birinin taşıdığını görmek – hüzün; önünde diz çökmek – vaftiz.
- Haçlı örümcek – bahçe örümceği mutluluk müjdeler.
- Ksantippe – geçimsiz kadın – planladığın evliliği iyice düşün; evli olanlar için – ev içi kavgalar.
- Ksaveryus – Aziz Fransisk Ksaveryus’u görmek – acılara sabırla katlan.
- Papaz – yolunda karşılaşmak – şerefli bir mevkiye erişeceksin.
- Prens – görmek – onur; onunla konuşmak – seni kıskananlar var; atla ya da arabayla geçtiğini görmek – savurganlığa eğilimlisin; onunla işin olmak – sahte bir dostun olacak.
- Kitap – üzüntüler; bilimsel – yüksek onurlar; satın almak – haberler; hediye almak – sürpriz.
- Adres rehberi – ailenin büyümesi.
- Kitapçı (dükkân) – dürüst ve soylu bir uğraş.
- Kitapçı (satıcı) – beklenmedik bir miras.
- Prenses – hoş şeyler öğreneceksin.
- Ay – parlak, pırıl pırıl parlayan – sadık bir aşk ve mutluluk; dolunay – aşkta mutluluk; kırmızı – geçimsizlik ve çatışmalar; tutulmuş – kötü haberler; puslu – aşk kavgası; gökten düşen – mutlu bir olay; bulutlarla çevrili – çevren sahtelikle dolu; son dördünde – sadakatsizlik; büyüyen – saygın bir kişiyle ilgili hüzünlü bir haber; güneşin yanında – seçkin biriyle tanışacaksın.
- Ağaç baskıcısı – işinin başındaki ağaç oymacısı – küçük işlerdeki sebat yüksek kazanç getirir.
- Aşçı – iyi bir koruyucu; kadın aşçı – kırsala bir gezi ya da iyi bir koruyucu (kadın); yemek pişiren – düzenli bir hayat.
- Kepçe – neşe.
- Mutfak – dedikodu; orada yemek pişirmek – iyi ev idaresi.
- Demir dövmek – görmek ya da kendin dövmek – çok iş.
- Bira bardağı – dolu – neşeli misafirler; boş – biri misafirperverliğini kötüye kullanıyor; kırmak – aşırı alkol sana zarar verecek.
- Yolculuk sandığı – önemli bir şeyi unutuyorsun.
- Guguk kuşu – ziyaret.
- Küre, mermi – yerküre, küre – seni güzel bir dünya turu bekliyor; önünde yuvarlanan küreler – kötü sonuçlar; mermi dökmek – tehlikeli işlere girme; kurşunla vurulmak – hastalık; eve düşen gülle – seni bir tehlike tehdit ediyor; toplarla oynamak – sıkıntı; top gülleleri – büyük bir tehlikeden kurtarılacaksın.
- Topallamak – kendin topallamak – iyi şöhretini kaybedeceksin; topallayanları görmek – başarısızlıklar ve dertler.
- Vaftiz babası – ailede üzüntü; vaftiz babası ya da annesi – bekârlar için yakında düğün, evliler için çocuklar.
- Kımız – mayalanmış kısrak sütü içmek – savurganlık.
- Sansar – hırsızlara dikkat et; yakalamak – iyi bir iş; öldürmek – kötü niyetli kişiler yüzünden sıkıntı; vurmak – rahatsızlıklardan kurtulma ya da yabancıların yardımıyla para.
- Gübre yığını – büyük – zenginlik.
- Tüccar – servetin artması.
- Pezevenk – eskiden ahlak dışı işlere aracılık eden kişi – biri sana karşı dürüst davranmıyor.
- Kuplet (nükteli şarkılar) – söylemek – dertler.
- Kuponlar – kesmek – bir dost sana destek oluyor.
- Satın almak – kutlamalar.
- Tavuk – kuluçkada – umutların gerçekleşmesi; civcivlerle – kalabalık bir aile; çok sayıda tavuk – üzüntü.
- Kaplıca kasabası – biri seni kandırmak istiyor.
- Kramp – rahatsızlık.
- Civciv – biri canını sıkmak istiyor.
- Kurye – hızla zenginliğe kavuşma.
- Kümes – ölçülü bir refah.
- Keklik – refah; ona ateş etmek – biri seni aldatıyor; yemek – yoksullaşma; sürü hâlinde – aldatıcı bir mutluluk.
- Ceket – aşağılanma.
- Toz – aile içi anlaşmazlıklar.
- Kürkçü – konfor.
- Cüppe – rahip cüppesi giymek – saf olma.
- Kuzenler – aile kutlaması.
- Demirhane – ev saadeti.
- Kare – düzen sevgin işine yarayacak.
- Kuvars – inatçı insanlarla muhatapsın.
- Kokulu peynir (kwargiel) – tatsızlıklar.
- Dörtlü – iyi bir çevre bulacaksın; dörtlüde çalmak ya da şarkı söylemek – dostlarla iyi ilişkiler.
- Ekşi, kvas – kavgalar; ekmek kvası içmek – hastalık.
- Ekşi şeyler – küçük anlaşmazlıklar ve çekişmeler.
- Kalacak yer – bulmak – yakında düğün.
- Konut tahsisi – tahsis almak – çevren sahte insanlarla dolu.
- Çiçekçi – geçici bir acı.
- Çiçekler – beyaz – niyetlerini gerçekleştirmede zorluklar; sarı – girişimlerin kötü sonuçları; büyüyen – sevinç ve aşk; koparılmış – kazanç; hediye almak – sadık bir dostluk; dikmek – onurlar; koparmak – kazanç; solan – hastalık.
- Makbuz – bağışlanma; makbuz kesmek – zenginliğin hızla artması.
- Kuluçka tavuğu – civcivleriyle – kalabalık bir ailen olacak; yumurtlayan – aşkta mutluluk; gıdaklamasını duymak – yolculuğa çıkacaksın; horozun saldırısına uğrayan – dostlarına güvenme; satın almak – çok mutluluğa erişeceksin.
Horoscop.space Premium
Kişisel burç haritanı gör
Doğum tarihin, saatin ve yerinden hesaplanır — yalnızca güneş burcundan değil.
Haritamı hesaplaBilgilerin yalnızca hesaplama için kullanılır.
