Kabala Yahudilikten doğmuştur; ruhsal, mistik-felsefi bir okuldur. Kabalanın kaynağında Tora, Zohar, Etz Haim, Talmud, Sefer Yetzirah, Bahir ve daha pek çok kitap yer alır.
Kabala pek çok ünlü filozof ve bilim insanı üzerinde büyük etki bırakmıştır. Pek çok Yahudi derneği ve hareketi Kabalaya dayanır. Kabalanın mistik-felsefi bir öğreti olduğu kabul edilir. Kabala, maddi ve ruhsal dünyanın Yaratıcı tarafından insanı tatmin etmek amacıyla yaratıldığını söyler. Kabalada buna “Yaratılışın Amacı” denir.
Kabala sayesinde dünyanın nasıl yaratıldığını, onu hangi yasaların yönettiğini, insanın kim olduğunu ve nasıl yaşaması gerektiğini öğreniriz. Tanrı’ya daha yakın olmak ve nihayetinde ruhumuzla O’nunla birleşmek (yani sözde Nihai Islah) için mükemmelliğe nasıl ulaşacağımızı gösterir.
Kabala pratik bir öğretidir. Kabala çalışan kişi onu zihinsel ya da teorik olarak değil, uygulamada, sezgisi aracılığıyla tanımalıdır. Kabala, Tanrı ile birleşmeye yönelen Tora’nın gizli mesajını iletir. Kabalanın bakış açısından insanlığın ve her bireyin tüm sorunlarının nedeni evrenin yasalarıyla uyumsuzluktur; evrene uyum sağlamayı bilmiyoruz.
Kabala öğretisi esas olarak geçmişte peygamberlerin yaşadığı vahiylere dayanır. Bu sayede yaratılışın büyük sırları tam da meditasyon ve vahiy yoluyla keşfedilebilir. Kabala aracılığıyla gelecekteki kader de keşfedilebilir, çünkü bu bilinçte zaman yoktur.
Kabalistik uygulamalar
Kabalanın pek çok türü kutsal metnin her harfine ya da kelimesine gizli anlamlar atfederdi. Kabalistler bu şekilde elde edilen kehanetleri nasıl yorumlayacaklarını öğrenirdi.
Kabalayı tek başına öğrenmek zordur. Genellikle bunun için Kabalanın sırlarını öğrenmiş bir öğretmen gerekir. Kabala öğrenmek, hayatın ve dünyanın yasalarının daha derin anlaşılmasına götürür; bu da insanın burada, Dünya’daki hayatı anlamasını sağlar.
